Son Eklenen Kelimeler

ingilizce hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Global Warming

2 yorum :

Global warming
Küresel ısınma

Mark her zaman olduğu gibi neşeyle  okul çıkışında sevimli kutup ayısı arkadaşının yanına gitmişti.
Mark went excitedly to his sweet polar bear friend after school as always.
Fakat her zamanki gibi sevimli arkadaşı yerinde yoktu.
Bir süre bekledikten sonra kutup ayısı arkadaşı geldi.Ama üzgün görünüyordu.Sevimli kutup ayısı arkadaşı  üzgün bir şekilde 'Babam bana taşınacağımızı söyledi.Hemde çok uzaklara..' dedi.
But it was out of place as always.
After waiting for a while, his friend came. But it was looking sad. It said sadly to him, “My dad said that we would move… too far”.
Mark biraz üzgün biraz da merakla nedenini sordu.Sevimli kutup ayısı 'biliyorsun buzlar eriyor, babam artık burasının bizim yaşayabilmemiz için iyi bir yer olmadığını söyledi' dedi.
Mark, “Why?” asked sadly and wonderingly.
Sweet polar bear, “You know that ices are melting. So, my dad said that it wasn’t a good place to live here for us anymore” said.
O gün üzgün bir şekilde evine dönen Mark'ın bu durumunu babası hemen fark etti.
Mark olanları anlatıp sordu 'Baba, buzlar neden erimek zorunda?'..
Mark returned sadly at home. His dad noticed immediately Mark’s situation.
Mark told him everything and asked, “Dad, why do ices have to melt?”

Mark'ı kucağına alıp babası anlatmaya başladı.
'Hmm..Buzlar aslında isteyerek erimiyorlar, bunu yapan bizleriz..'
Mark kızgın bir şekilde 'ben yapmadım!' dedi.
Babası da 'haklısın bunu yapan büyük insanlar, sana neden böyle olduğunu 
anlatayım ozaman dinle.. 'dedi.
His dad took Mark on his lap and started talking about it.
“Hmmm… Ices don’t melt willingly. They melt because of us, people”.
Mark, “I didn’t do anything” said angrily.
His dad, “You are right. The big people do it. Well, I will tell you why” said to him.
Mark sabırsızlıkla 'heman anlat baba' dedi.Babası anlatmaya başladı;
Çok da uzun bir zaman önce değil, bir insan ömrü kadar zaman önce insan hayatı teknolojinin gelişmesiyle kolaylaşmaya başladı.Ve insanlar yer yüzünde artmaya başladılar.Sayımız herzamankinden daha da çoktu artık..
Mark, “Come on, tell me dad!” said impatiently. And his dad started talking about it.
It was not too long ago. Human life started getting easy with developing technology a lifetime ago. And the number of people started increasing on earth. This number increased gradually.
İnsanlar arttığından ihtiyaçları da arttı.Bu ihtiyaçları teknoloji karşıladı.Bunun için enerji gerekiyordu.Çünkü enerji olmadan teknoloji çalışamazdı.İçtiğimiz suyun bile musluktan akması için enerjiye ihtiyacımız var.Giydiğimiz kıyafetlerin yapılması, televizyonun çalışması, geceleri lambalarımızın yanması, işte bunların hepsi için enerjiye ihtiyacımız var..
So their needs increased. Technology met these needs. For this, energy was necessary. Because technology was nothing without energy. Thanks to energy; our water flows from the tap, our dresses are made, TV works, and our lamps are turned on at nights, etc.
Enerjiyi üretirken, ya da insanların artan ihtiyaçlarını karşılarken fabrikalar gökyüzüne karbondioksit adında bir gaz saldılar.Bu gazlar yıllar geçtikçe daha da arttı.Biriken gazlar dünyamızın üzerinde sera gazı tabakasını oluşturdu.
Factories exhaled a gas by the name of carbon dioxide while they were producing energy, or meeting the rising need of people. These gases increased and accumulated over years. These accumulating gases created the layer of greenhouse gas on earth.
Güneşten dünyamıza gelen sıcaklığı buzullar bugüne dek hep geri gönderdiler.Ama artık buzulların geri gönderdiği  güneş ışınlarının dünyanın dışına çıkmasını  sera gazı tabakası engelliyor.Böylece dünya gittikçe ısınıyor..Buzlar daha da erimeye başladığında iklim değişecek bütün dünya su altında kalacak..Bir çok canlı ölecek, belki de insanlarda!..
Ice caps always sent the temperature coming from the sun to our earth back up to the present. But now, the layer of greenhouse gas prevents the sun beams to go out of earth. So, the earth is getting warmer. When ices go on melting extremely, the climate will change and the whole world will stay under water. Many living creatures will die, maybe people too!
Mark korkuyla sordu 'peki ne yapabiliriz baba?'..
Babası hemen yanıtladı 'Tek bir şey yeterli oğlum...Enerjiyi tasarruflu kullanacağız'..
Mark, “What can we do, dad?” asked wonderingly.
His dad, “There is only one thing: to use energy efficiently” answered immediately.
Örneğin dişlerimizi fırçalarken suyu açık bırakmayacağız, evin sadece oturdumuz odasındaki lambayı açacağız.Evin her odasında ayrı ayrı televizyon çalıştırmayacağız.
For example, we shouldn’t leave the tap on while we are brushing our teeth. When we sit in a room, we should turn the light of only that room on. We shouldn’t put to work TV in every room of the house.


Bir yere giderken otobüsleri kullanacağız ayrı ayrı arabalara çok fazla ihtiyacımız  yoksa binmeyeceğiz..
When you want to go somewhere, you should prefer bus. If you don’t need very much, you shouldn’t use cars.
Kağıt kalemimiz çok olsa da ihtiyacımızdan fazlasını kullanmayacağız.Yani tasarruflu olacağız..
Even though you have many papers, pencils, we shouldn’t use more than we need. We should be economical.
Mark babasının söylediklerini hiç unutmadı.Ve yeni öğrendiği bu bilgileri tüm arkadaşlarına anlattı.
Böylece Mark ve arkadaşları dünyanın sular altında kalmamasını, bütün canlıların mutlu bir şekilde birlik içinde  yaşamasını sağladılar.
Mark never forgot his dad’s words. And he told all of his friends about these new information.
Thanks to Mark and his friends; the earth didn’t stay under water, all living creatures lived happily and in unity.

Telif Hakları;

Sitemiz içerisinde bulunan tüm yazı ve çizgilerin telif hakkı ingilizceogrenme.org'a ait olup izinsiz kullanılamaz.
ingilizceogrenme.org © 2016 – 2017 - Tüm Hakları Saklıdır.



Middle Eaglet

2 yorum :
Middle Eaglet
Minik yavru kartal

Her gün anne ve baba kartal, yavruları için saatlerce uçarak yiyecek arardı.
Onları üç minik yavru kartal beklerdi.
Mother eagle and father eagle flied and searched food for their eaglets for hours every day. 
Three little eaglets waited for them.
Yavru kartallar her zaman çok iştahlıydılar.
Eaglets always were so appetent. 
Bir an önce büyüyüp anne ve babaları gibi gökyüzünde uçmak istiyorlardı.
They wanted to grow soon and fly into the sky like their mother and father. 
The youngest eaglet jumped flapping, ''Look! I can fly."
Suddenly, I fell into place.
En küçük yavru kanatlarını çırparak zıpladı ''bakın uçabiliyorum!.'
Hemen sonra yere düştü.
Anne kartal başını okşadı yavru kartalın ve ekledi ''daha uçmak için çok erken,
uçabilmek için güçlenip büyümelisiniz.''
Mother eagle caressed its head and said, ''Very early to fly,
You have to get strong and grow.''
Ortanca yavru kartal kardeşlerinin yemeklerini de yedikten sonra''en önce ben uçacağım,
en erken ben büyüyeceğim''derdi.
After middle eaglet ate the others' foods too, ''Firstly I will fly,
and I will grow''said it.

Günler geçtikçe yavrular büyümeye başladılar.Ortanca yavru kartal ise hem büyüyor
hem de çok fazla şişmanlıyordu..Hatta kardeşlerinin yemeklerini de yiyor ve her yemekten sonra da 
şarkısını söylüyordu.''en çok ben büyüyeceğim en önce ben uçacağım.'
As days pass, eaglets started growing. Middle eaglet was growing and getting fat too much.
It was eating even the others' foods and after each meal, 
it was singing its song. ''I will grow at most and I will fly firstly."

Bir gün anne kartal yavrularına müjdeyi verdi.'Artık uçmayı öğrenme vaktiniz geldi!''
One day mother eagle gave its eaglets good news. "Now it's time to learn flying!"

Ortanca yavru kartal bağırdı.'yaşasın!!!en çok ben büyüdüm en önce ben uçacağım!.'
Middle eaglet shouted. "Yippee! I grew at most and firstly I will fly."
Bütün yavrular anne kartalın yaptığı hareketleri yapmaya başladılar.
Bir kaç denemeden sonra iki yavru da havalanmayı başardı.
Küçük kartal; ''muhteşem! Daha önce hiç bu kadar yüksekten görmemiştim her şeyi!Uçmak çok
güzel''dedi.
All eaglets started doing what mother eagle did.
After several attempts, two eaglets managed to fly.
Little eaglet said, ''Great! I haven't seen anything from such a high place before.
Flying is very good.''
Şişman ortanca yavru kartal ise ne kadar çabalasa da fazla yükselemiyor, yeniden
aşağı düşüyordu.Baba kartal; ''Sanırım bizim bundan sonra yediklerimize daha dikkat ederek spor yapmamız lazım.''dedi.
Middle fat eaglet couldn't get much higher much as it tried to do.
It was falling down evry time. Father eagle said, ''I think that we should be much careful to what we eat and do sport.''

Babası yardımıyla ortanca yavru kartal her gün spor yapıp aldığı kiloları vermeye çalıştı.
Artık ortanca yavru kartal sağlıklı yiyecekler ile beslenip olması gerektiği kadarını yiyordu, fazlasını değil.
Thanks to its father, middle eaglet did sport every day and tried to lose weight.
It ate healthy foods and ate as needed, not much.
Günler geçtikçe spor yaparak kendini daha sağlıklı ve mutlu hisetti yavru ortanca kartal.
As days pass, middle eaglet felt itself more healthy and happier by doing sport.
Babası ortanca yavru kartala artık uçmaya hazır olduğunu söyledi.
İlk denemelerinde başarısız oldu ama sonra tekrar tekrar denedi.Ve sonunda başardı.
Its father said to middle eaglet that it was ready to fly.
In its first attempts, it failed. But then it tried again and again. And it succeeded in the end.
Uçarken yeni şarkısını söylemeye başladı ''spor yapıyorum, sağlıklı besleniyorum en yükseğe ben uçuyorum!!''
While flying, it started singing its new song. ''I do sport, I eat healthy foods and I fly to higher.''


Telif Hakları;

Sitemiz içerisinde bulunan tüm yazı ve çizgilerin telif hakkı ingilizceogrenme.org'a ait olup izinsiz kullanılamaz.
ingilizceogrenme.org © 2016 – 2017 - Tüm Hakları Saklıdır.













Speedy Frank

2 yorum :
Speedy Frank
Hızlı Frank
Binbir çeşit sevimli hayvanın yaşadığı büyük bir
orman varmış.
There is a big forest. Many sweet animals live there. 
Yazları cıvıl cıvıl neşe dolu bu orman, havaların 
yavaş yavaş soğumasıyla çok daha hareketli bir hal alırmış.
This forest is bright and breezy in summers.
But when it is getting colder, it is so lively.
Bütün hayvanlar soğuk kışa hazırlanmak için birbirine
yardım ederken bunu yapmayan tek bir hayvan varmış.
Bu hayvan Frank isimli bir sincapmış..
All animals help each other to get ready for the cold winter. But only one animal doesn’t do it. It is a squirrel. Its name is Frank.
Frank diğer bütün sincaplardan daha güçlü bacaklara sahip 
olduğundan ona arkadaşları 'Hızlı Frank' adını koymuşlar.
Frank has got stronger legs than all other squirrels, so its friends call it “Speedy Frank”.
Hızlı Frank diğer bütün sincaplardan daha güçlü bacaklara 
sahip olduğundan bu sayede diğer sincaplar bir palamut ya da 
bir fındık taşırken Hızlı Frank beş belkide on palamut ya da 
fındığı yuvasına taşıyabiliyormuş.
They carry only one oak or nut. But Speedy Frank carries five or ten oaks or nuts into its hole. 
Tüm bu yiyecekleri sığdırabilmek için Hızlı Frank kendine 
yıllar önce çok geniş bir ağaç kovuğunda yuva yapmış.
It is in a very large tree hole. So it can fit all these foods in it. 
Hızlı Frank, o kış evine o kadar çok yiyecek depolamış ki diğer
sincaplara çok az palamut ya da fındık kalmış.
Speedy Frank stores so many foods in its hole that winter. Very few oaks or nuts remain for the other squirrels.
Artık kış çok yaklaşmış.Yılın ilk karı beklenenden çok
önce düşmüş.Hızlı Frank oradan oraya koşuyor, evine götürmek
için daha fazla yiyecek arıyormuş.
The winter is coming. First snow falls unexpectedly this year. Speedy Frank is running around. It is looking for more foods to send at its hole.
Diğer sincaplar ise, kar yağarken üzgün bir şekilde sıcak ağaç
kovuklarındaki evlerinden Hızlı Frank'i seyrediyorlarmış.
The other squirrels are looking sadly at Speedy Frank from their hot holes in this snowy weather.
Üzgün olmalarının sebebi ise kışı geçirecek için yeterli yiyeceklerinin
olmamasıymış.
They are sad because they haven’t got enough foods to spend the winter.
Hızlı Frank topladığı son yiyecekleri de evine tıkıştırmaya çalışırken 
koca kovuklu ağaç birden çatlayıp büyük bir gürültüyle ikiye ayrılmış.
When Speedy Frank tries to put the last foods into its hole, the big hollow tree cracks immediately. It goes into division.
Hızlı Frank korkuyla geri çekilirken karlara takılarak yere düşmüş ve 
karların ortasında tek başına evsiz  kala kalmış..
Speedy Frank gets back. It trips over the snows. It becomes homeless in the middle of the snows.
Bunu gören komşuları hemen evlerinden fırlayıp yardıma koşmuşlar.
Bu sırada Hızlı Frank üzgün bir şekilde, karlara saçılmış topladığı
fındık ve palamutları seyrediyormuş.
The others come and help it.
At the same time, Speedy Frank is looking at nuts and oaks scattered on the snow.
En kötüsü de artık kışı geçirecek bir evinin olmamasıymış.Hızlı Frank'in
komşusu ona 'kışı bizimle geçirebilirsin eğer yiyeceklerini bizimle paylaşmak 
istersen' demiş ve eklemiş 'o kadar çok fındık ve palamut topladın ki bize
çok az kaldı.Keşke aç gözlülük etmeseydin.Böylece hepimize yetecek yiyeceğimizi
eşit olarak paylaşırdık..' demiş.
The worst is that it hasn’t got a hole to spend the winter anymore. One squirrel, “If you want to share your foods with us, you can spend the winter with us” said and added, “You gathered so many nuts and oaks. We have few. Don’t be so greedy! Always share your foods equally with all of us”.

Hızlı Frank ve komşuları karların arasında yavaş yavaş kaybolan palamut ve
fındıklardan alabildikleri kadarını alıp evlerine taşımışlar.
Speedy Frank and the others carry the oaks and nuts in the snows into their holes.

Hızlı Frank koşmusunun sıcak evinde biraz da utanarak, aç gözlülük yaptığı
için üzgün olduğunu söyleyip kendisini evine alan komşularına teşekkür etmiş.
Speedy Frank is sad because it is greedy. It thanks shyly to the others because they receive it.
Hızlı Frank Sonraki yıllarda kış yaklaşırken hep komşularına yiyecek toplamaları
için yardım etmiş ve komşuları da Hızlı Frank'i bu yüzden daha da çok sevmişler.
Speedy Frank always helps the other to gather food in next years. So they love it so much.  


Telif Hakları;

Sitemiz içerisinde bulunan tüm yazı ve çizgilerin telif hakkı ingilizceogrenme.org'a ait olup izinsiz kullanılamaz.
ingilizceogrenme.org © 2016 – 2017 - Tüm Hakları Saklıdır.







Rainbow Balls

1 yorum :

Rainbow Balls
Gökkuşağı topları
Çiftlikte oldukça yavaş geçen bir gündü.Bütün hayvanlar çok ama çok sıkılmışlardı.
It was a day passing so slowly in the farm. All animals were too bored.
Birden küçük pembe domuz yavrusu uzaktaki tepede bir hareketlilik gördü.
Suddenly, little pink piggy saw a crowd on the remote hill.
Gelen kalabalık şehirin en büyük gezgin  sirkiydi.Kasaba kasaba dolaşan sirk en yeni gösterisi için gelmekteydi.
Coming crowd was the biggest traveler circus of the city. The circus which traveled from town to town was coming for its newest show.
Büyük sirk çadırı kurulduktan sonra palyaçolar, ip cambazları, sihirbazlar  akşamki gösteri için son hazırlıklarını yaptılar.
After a big circus tent was set up, clowns, rope dancers, illusionists made their latest preparations for the evening's show.
Bütün kasaba halkı o akşam çok eğlendiler.Küçük pembe domuz yavrusu en çok tek tekerlekli bisiklet üzerinde  top cambazlığı yapan  palyaçoyu sevdi.
All townspeople had a good time in that evening. Little pink piggy loved so much the clown doing ball acrobatics on the unicycle.
Küçük domuz yavrusu o gece gördüklerinin etkisiyle uyuyamadı.
Little piggy couldn't sleep because of the effect of what it saw in that evening.
Kasaba halkı ertesi sabah yine sıkıcı bir güne uyandı.
Townspeople woke up to a boring day again in the following morning.
Küçük domuz yavrusu düzgün yuvarlak bir taş bulup onu kırmızı renge boyadı.
Little piggy found a smooth round stone and painted it red.
Sonra taşı havaya atıp tutmaya başladı, tıpkı sirkteki muhteşem palyaço gibi.Belki de üç dört gün boyunca durmadan taşı havaya atıp tuttu.
Then, it started throwing it up and holding, just like magnificient clown in the circus. Perhaps it threw the stone up and held it nonstop during three-four days.
Onu gören kedi sordu, 'günlerdir o kırmızı taşı havaya atıp tutuyorsun, canın sıkılmıyor mu?..'Sevinçle hayır dedi küçük domuz yavrusu.
One cat saw it and asked, "You are throwing that red stone up and holding for days. Aren't you bored?" Little piggy said gladly, "No".
Ertesi hafta küçük domuz yavrusu, düzgün yuvarlak bir taş daha bulup onu maviye boyadı.Ve böylece iki taşı aynı anda havaya atıp tutabilecekti.
Next week, little piggy found one more smooth round stone and painted it blue. And so it could throw two stones up and hold them at once.
Küçük domuz yavrusu günlerce aynı anda iki taşı havaya atıp tutmayı denedi.Bunu seyreden keçi sordu.'durmadan aynı şeyi yapıyorsun canın hiç sıkılmıyor mu?..'Hayır dedi küçük domuz yavrusu.
Little piggy tried to throw two stones up and hold them at once for days. One goat saw it and asked, "You are doing the same thing over and over again. Aren't you bored? Little piggy said, "No".
Sonra bir taş daha bulup sarıya boyadı.Bu kez üç taşı  havaya atıp tutmaya çalıştı günlerce tekrar ve tekrar..Bunu gören fare sordu 'canın sıkılmıyor mu?..'Yine hayır dedi küçük domuz yavrusu.
Then, it found one more stone and painted it yellow. This time it tried to throw three stones up and hold them for days again and again. One mouse saw it and asked, "Aren't you bored? Little piggy said again, "No".
Küçük domuz yavrusu haftalar sonra o kadar çok sayıda renkli taşı aynı anda havaya atıp tutmaya başladıki bunu gören kedi, keçi ve fare ve sonra diğer çiftlik hayvanları onu seyretmeye başladılar.
Little piggy tried to throw a great number of stones up and hold them at once for weeks. Cat, goat, mouse and then other farm animals started watching it.
Küçük domuz yavrusu gösterisine 'gökkuşağı  topları' adını verdi ve kasabadaki herkes bu gösteriyi çok sevdi.Böylece kimsenin canı çok uzun süre hiç sıkılmadı.
Little piggy gave the name of "Rainbaw Balls" to its show. Townspeople loved this show so much. So, anybody wasn't bored for a long time.

Not;Sitemiz içerisinde bulunan tüm yazı ve çizgilerin telif hakkı ingilizceogrenme.org'a ait olup izinsiz kullanılamaz. 
ingilizceogrenme.org © 2016 – 2017 - Tüm Hakları Saklıdır.